play with - Turkish English Dictionary

play with

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "play with" in Turkish English Dictionary : 11 result(s)

English Turkish
General
play with v. oynamak
Both of the games are played with cards.
Her iki oyun da kartlarla oynanır.

More Sentences
Colloquial
play with v. oynamak
Both of the games are played with cards.
Her iki oyun da kartlarla oynanır.

More Sentences
General
play with v. karıştırmak
play with v. oynaşmak
play with v. kandırmak
play with v. ellemek
Phrasals
play with v. ile oynamak
Colloquial
play with v. biriyle eğlenmek
play with v. ciddiye almamak
play with v. duygularına önem vermemek
play with v. hafife almak

Meanings of "play with" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
play with fire v. ateşle oynamak
General
play fast and loose with v. çarpıtmak
play the deuce with v. berbat etmek
play with oneself v. otuzbir çekmek
play ducks and drakes with money v. para yemek
play havoc with v. mahvetmek
play with each other v. oynaşmak
play hob with v. karmakarışık etmek
play with somebody's pride v. gururuyla oynamak
play the deuce with v. altüst etmek
play havoc with v. harap etmek
play with one's health v. sağlığı ile oynamak
play fast and loose with v. aldatmak
play fast and loose with v. oynamak
play with oneself v. mastürbasyon yapmak
play with one another v. oynaşmak
play hob with v. yaramazlık etmek
play havoc with v. altüst etmek
play with fire v. barutla oynamak
play fast and loose with v. hafife almak
play with the adjustment of v. ayarla oynamak
play with the adjustment of v. ayarıyla oynamak
play with the adjustment v. ayarla oynamak
play with the adjustment v. ayarıyla oynamak
play with the adjustment v. ayarlarıyla oynamak
play with fire v. ateş ile oynamak
play with toy v. oyuncakla oynamak
play with one's feelings v. duygularıyla oynamak
play with one's feelings v. hisleriyle oynamak
play ball with someone v. birisiyle iş birliği yapmak
play along with v. uyum içinde olmak
play with a full deck v. tam desteyle oynamak
play with friends v. arkadaşlarla oynamak
play with the numbers v. alacak verecek hesaplarını denkleştirmek
play with the numbers v. sayılarla oynamak
play with the cat v. kedi ile oynamak
play with teddy bear v. ayıcıkla oynamak
play with the dog v. köpekle oynamak
play with the dog v. köpekle oynamak
play with marbles v. misketlerle oynamak
play with loaded dice v. hileli zarla oynamak
play with loaded dice v. bir tarafı daha ağır olan zarla oynamak
play with a doll v. oyuncak bebekle oynamak
Phrasals
play along with v. uyumlu hareket etmek
play along with v. uyumlu davranmak
play along with v. uyum göstermek
play with something v. bir şey ile oynamak
play around with something v. bir şeyi denemek/kurcalamak
play along with someone v. (bir müzik aletiyle) birine eşlik etmek
play with (one) v. (birini) aptal yerine koymak
play (something) with (one) v. (biriyle bir şey/bir oyun) oynamak
play around (with someone) v. (biriyle) oynamak
play around (with someone) v. (biriyle) dalga geçmek
play (something) with (one) v. (birine bir şey) taklidi yapmak
play around (with someone) v. (birini) kandırmak/kandırmaya çalışmak
play around (with someone) v. boşa vakit harcamak
play with (one) v. (birini) kandırmaya çalışmak
play around (with someone) v. (biriyle) flört etmek
play with (one) v. (birine) takılmak/sataşmak
play around (with someone) v. (birinin) vaktini çalmak
play around (with someone) v. (biriyle) ilişkisi olmak
play around (with someone) v. (biriyle) oyun oynamak
play with (one) v. (birine) oyun etmek
play with (one) v. (biriyle) oyun oynamak
play around (with someone) v. (biriyle) oynaşmak
play around (with someone) v. (birini) oyuna getirmeye çalışmak
play (something) with (one) v. (birine bir şeymiş) gibi yapmak
play with (one) v. (birini) üçkağıda getirmek
play (something) with (one) v. (birine karşı bir şeyi) oynamak
play with (one) v. (birini) oyuna getirmek
play around (with someone) v. (biriyle) fingirdemek
play with (one) v. (biriyle) oynamak
play with (one) v. (birine) şaka yapmak
play with (one) v. (birini) oynatmak
play around (with someone) v. (birinin) vaktini boşa harcamak
Phrases
god does not play dice with the universe expr. tanrı evrenle kumar/zar oynamaz
Proverb
if you play with fire, you get burned ateşle oynarsan yanarsın
Colloquial
make play with v. makara yapmak
make play with v. alaya almak
play ball with v. iş birliğine gitmek
play ball with v. aynı tarafta yer almak
make play with v. dalga geçmek
play with hackysack v. hacky sack ile oynamak
play with hackysack v. içi mercimek dolu bir bez topla yere düşürmeme oyunu oynamak
play kissy-kissy (with someone) v. pohpohlayarak (birine) yaranmak
play kissy-kissy (with someone) v. (birinin) şakşakçılığını yapmak
play kissy-kissy (with someone) v. (birine) yalakalık yapmak
play kissy-kissy (with someone) v. herkesin ortasında (birini) aşkla öpmek
play kissy-kissy (with someone) v. herkesin ortasında (biriyle) oynaşmak
play kissy-kissy (with someone) v. yalakalık yaparak (birinin) gözüne girmeye çalışmak
play kissy-kissy (with someone) v. (biriyle) ulu orta yiyişmek
play kissy-kissy (with someone) v. (birinin) yüzüne gülmek
play kissy-face (with someone) v. (biriyle) ulu orta yiyişmek
play kissy-kissy (with someone) v. pohpohlayarak (birini) tavlamaya çalışmak
don't play (around) with me expr. bana oyun oynama
don't play (around) with me expr. benimle dalga geçme
don't play (around) with me expr. benimle oynama
don't play (around) with me expr. benimle oyun oynama
If you play with fire, you get burnt expr. ateşle oynarsan yanarsın
Idioms
play with fire v. ateşle oynamak
play ducks and drakes with money v. har vurup harman savurmak
play the devil with v. kasıp kavurmak
play ducks and drakes with money v. çarçur etmek
play cat and mouse with v. kedi fare gibi oynamak
play havoc with v. kırıp geçirmek
play the devil with v. darmadağın etmek
play hell with v. çarkına okumak
play merry hell with v. zarar vermek
play hell with v. zarar vermek
play merry hell with v. zararlı olmak
play merry hell with v. zararı dokunmak
play hell with v. zararlı olmak
play hell with v. zararı dokunmak
play cat and mouse with someone v. birisiyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynamak
play with a full deck v. kafası yerinde olmak
play with a full deck v. bilinçli/aklıbaşında hareket etmek
play games with someone v. birine oyun etmek
play havoc with someone v. kargaşa yaratmak
play havoc with something v. bir darbe vurmak
play havoc with something v. bir şeye zarar vermek
play fast and loose with v. yeterli özeni/dikkati göstermemek
play footsie with someone v. biriyle ilişki yaşamak
play footsie with someone v. ayak oyunları yapmak
play footsie with someone v. gizli bir şekilde birisine yaklaşmak/onunla arkadaşlık etmek
play hob with someone or something v. altüst etmek
play the devil with something v. (birinin planlarını vb) altüst etmek
play the devil with something v. mahvetmek
play politics with something v. politikaya alet etmek
play politics with something v. politik malzeme olarak kullanmak
play pitch and toss with anything v. dikkatsiz olmak
play devil with v. çok rahatsız etmek
play devil with v. mahvetmek
play pitch and toss with anything v. saldım çayıra mevlam kayıra yaşamak
play devil with v. bozmak
play devil with v. yıkmak
play ducks and drakes with v. ciddiye almamak
play ducks and drakes with (one) v. (birine) kötü/saygısızca davranmak
play ducks and drakes with v. vaktini boşa harcamak
play ducks and drakes with v. heba etmek
play ducks and drakes with (one) v. (birini) umursamamak
play ducks and drakes with v. oynamak
play ducks and drakes with v. boşa harcamak
play ducks and drakes with v. saçıp savurmak
play ducks and drakes with (one) v. (biriyle) oynamak
play ducks and drakes with v. çarçur etmek
play ducks and drakes with v. hafife almak
play ducks and drakes with (one) v. (biriyle) dalga geçmek/alay etmek
play ducks and drakes with v. oyalamak
play ducks and drakes with (one) v. (birinin) hisleriyle oynamak
play ducks and drakes with (one) v. (birini) oyalamak